Haber

‘Kabe’de Hacılar’ ile gelen şöhretin perde arkası

Son dönemde sosyal medya platformlarında, okul zil seslerinde ve hatta devletin zirvesine bile konu olan, “Kabe’de Hacılar Hu Der Allah” ilahisi, seslendiren sanatçı Celal Karatüre Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerinden biri haline geldi. Bu gelişmelerin ardından Karatüre’nin geçmişi ve bağlı bulunduğu yapılarla ilgili derin bir tartışmayı da beraberinde getirdi.

“İMAJ ÇALIŞMASI YÜRÜTÜLDÜ”

Aslen Samsunlu olan ve Roman kökenli bir aileden gelen Celal Karatüre, Serhendi İlahi Grubu bünyesinde tanınmaya başladı. Karatüre’nin daha geniş kesimlere hitap edebilmesi için sosyal medya hesaplarında bir “imaj çalışması” yürütüldüğü iddia edildi.

FACEBOOK PAYLAŞIMLARI UNUTULDU

Karatüre’nin Menzil (Semerkand) tarikatı ile bağlantısı olduğunu gösteren paylaşımlarının ise sosyal medya hesaplarından silindiği öne sürüldü. Ancak Facebook hesabındaki eski gönderilerin unutulduğu aktarıldı.

MENZİL CEMAATİ İLE İŞ BİRLİĞİ OLMASI DİKKAT ÇEKTİ

Fatih Tezcan’ın, Karatüre’ye yönelik sanatçı kimliğiyle ilgili uyarıları sosyal medyada tartışma başlattı. Tartışmalar, sanatçının bağımsız kimliği ile dini aidiyeti üzerine farklı görüşlerin ortaya çıkmasına yol açtı.

Bu süreçte Karatüre, Abdurrahman Önül ile birlikte bir ilahi kaydı yayımladı. Önül’ün Menzil Cemaati ile bağlantılı bilinen bir isim olması, iş birliğinin dikkat çekmesine neden oldu.

“BU ÇOCUK BİR TARİKATÇI VE BU BİR TARİKAT TÜRKÜSÜ”

Sözcü TV’nin Kırmızı Beyaz programında konuşan Yılmaz Özdil, Karatüre ile ilgili şu ifadelere yer verdi:

“Bu bir ilahi değil bu bir tarikat türküsü. Çok eğlenceli bir şey yapıyor ama buna ilahi dersek ilahi kavramına hakaret etmiş oluruz. Eğlenceli mi? evet. Ama bu çocuk bir tarikatçı ve bu bir tarikat türküsü.”

Ayrıca sosyal medyada Karatüre’ye ‘bu ilahi değil’ ‘her şeyin içini boşalttınız, şova döktünüz’ yorumları yapıldı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu